çıkarmak

çıkarmak II, 83

Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini. 2009.

Look at other dictionaries:

  • çıkarmak — den 1) Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak Cebinden maroken kaplı bir defter çıkardı. Ö. Seyfettin 2) i Sonunu getirmek Bu para ile ayı çıkarırız. 3) i Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek 4) i Bulmak, ortaya koymak… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gürültü çıkarmak (veya etmek veya koparmak veya yapmak) — 1) düzensiz ve rahatsız edici sesler çıkarmak Karanlıkta bana çarpıp da gürültü yapmamaya dikkat ederek kapıyı açtım. H. C. Yalçın 2) kavga, karışıklık, tartışma çıkarmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • meydana çıkarmak — 1) açıklığa kavuşturmak, ortaya çıkarmak, belli etmek Marifetlerini birer birer meydana çıkarıyor. R. H. Karay 2) bularak ortaya çıkarmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çıngar çıkarmak (veya koparmak) — gürültü, kavga çıkarmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • eksiltmeye çıkarmak — bir işi, istekliler arasında en ucuz fiyat verene bırakmak için ihaleye çıkarmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • haç çıkarmak — Hristiyanlar, sağ ellerini alın, karın, iki omuz başı ve göğüs hizasına götürerek haç biçiminde tapınma işaretini yapmak, istavroz çıkarmak Beraber eski kilise harabesine girdiler, kadın burada haç çıkardı. R. H. Karay …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hadise çıkarmak — olay çıkarmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hır çıkarmak — kavga, gürültü çıkarmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hırgür çıkarmak — kavga etmek, kavga çıkarmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • istavroz çıkarmak — haç çıkarmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.